Kitap hakkında
hortumun ucunu tuttum sürükledim öte yana ardından ince bir ıslaklık bıraktı, çizgi gibi uzayan kuş bana seslendi daldan gölgesi savruldu ardından düştü kara taştan zemine ardından ağlayan ince gölge yapıştı, kara taşın göğsüne üç kediydiler yere serilmiş güneş de neşe veriyordu ha mayışarak güneşlendiler hem de ne gelen ne gideni umur ettiler kaşıdı, kedinin biri kendi yüreğini bir kaşıntı tuttu küçük çocuğu bir ağlama krizi ardından geldi havuz başını dar etti annesine çocuk susmuş, anne ağlayacaktı nerdeyse, güneş saklanacaktı sıkıcı olmaya başlayan duraklar önleri tıkalı dereler gibi duruyor durması gerekene yer yok gibi her gelen rastgele yanaşıyor iskeleye, yol tıkanıyor yolcu varken kadın biner binmez patladı sabırsız gözüne kestirdiği yolcunun birine herkes dilini yuttu acayip gözlerle herkes herkese baktı neyin nesi diye sıkış tıkıştı her türden kokan nefes ne tutunacak kulp ne yaslanacak sırt vardı, her son binen küskündü..