Kitap hakkında
Duygu Uzel, Virginia Woolf’un “Kendine Ait Bir Oda”sına, kitabın basımından aşağı yukarı bir asır sonra adım atıyor. Usul usul sesleri dinliyor. Yazdıkları kitapları yayımlatabilmek için erkek kimliklerinin arkasına gizlenen kadınlar… Tarihin akışında hayalet veya gölge gibi hareket etmek zorunda bırakılan kadınlar… Omzu kürklü beylerin dünyasında miras bırakma hakkı bile olmayan kadınlar… “Çünkü kadın gerçeği söylemeye başlarsa erkeğin aynadaki görüntüsü küçülmeye başlar; yaşam karşısındaki uyumluluğu yok olur. Erkek sabah kahvaltısında ve akşam yemeğinde kendini gerçek boyutlarının en az iki katında göremezse, kararlar vermeyi, yerlileri uygarlaştırmayı, yasalar koymayı, kitaplar yazmayı, özenle giyinip yemekli toplantılarda konuşmalar yapmayı nasıl sürdürecektir.” Duygu Uzel, Engels’in “Evde erkek burjuvadır, kadın proleterya.” sözünden hareketle Mavi Çoraplılar kitabında bu boy aynasındaki illüzyonu parçalıyor.