Kitap hakkında
küle dönmüş yaraların kabuğu savruluyor yosun tutmuş rüzgârlarca bekliyorum bir boş kümenin ortasında çemberine asılı parmaklarım geçmişimi çekiştiriyorum geleceğin sofrasına iştahlı bir çocuktur hayat silip süpürüyor sofrada ne bulduysa anlamını kavrayamadığım cümlelerin kuytusunda ateşler yakıyorum sabaha karşı güneş ürkütüyor beni korkuyorum zift karası akşamlardan yolumuz uzun ve hep asfalt boylarında el ele yürümek de mümkün şimdi kafa kafaya çarpışmak da