Kitap hakkında
tozları sayıyor zıplıyor oradan oraya genç kuşların yüreklerini yokluyor basit sözcükleri kanatlandırıp köprüler kurduruyor… ve, ay! mutsuzluk, demişti hep de, o kadar çok ve arsız ki bu ayrık otu… burada. merhaba! kaç saat!? bükülmelersiz bıçak yüreğini kuşkulu, sorgular dolu beyniyle bilerken: İLERLİYOR, bulutlara varacakmış. vardıydı da ayrıca, ilerlemişti ÇÜNKÜ. ama şimdi, orada, şurada ölü, diri, öylecene: DURMAKSIZIN