Kitap hakkında
Seninle doğrulur doğrulturduk saatlerimizi. Vakti gelince kızıl bir hülya halinde şehrimizi, Şehrin bize ait olmayan çehresini, giderek bize ait Olduğunu öğrendiğimiz yer yüzünün yüreğini Kana boyardik . Bir güneş gibi batarken ne solgun , Ne sararmış , ne soylu sesimiz olurdu. Seninle Çiğnediğimiz bu toprak , şimdi gözlerini kilcal Sözlerden de çekerek öte dünyaya taşıdı. Seninle içitiğimiz suyun sesi paslandı , sindi dört unsurun Hakikati , sinik bir ses kaldi eylül sokağında Kuru yapraklarda.